

Zeytin Dal Kanseri (Pseudomonas savastanoi pv. savastanoi), zeytin ağacının gövde, dal ve sürgünlerinde ur (siğil) oluşumu ile kendini gösteren ve ciddi ekonomik kayıplara neden olan bakteriyel bir hastalıktır.
Bu hastalık, halk arasında “zeytin kanseri” olarak da bilinir ve zeytinin en önemli hastalıklarından biridir.
Hastalığın Özellikleri ve Belirtileri
Hastalık etmeni olan Pseudomonas savastanoi pv. savastanoi adlı bakteri, bitkiye yalnızca yaralanan dokulardan girer. Bu yaralar, genellikle don çatlakları, dolu hasarı, budama kesimleri veya sırıkla hasat gibi mekanik hasarlar sonucu oluşur.
1. En Belirgin Belirti: Ur (Siğil) Oluşumu
- Görünüm: Hastalığın en tipik belirtisi, dallarda, sürgünlerde ve gövdede farklı büyüklüklerde, tümör benzeri urlar (galler) veya siğiller meydana gelmesidir.
- Renk Değişimi: Urlar başlangıçta küçük, yumuşak, süngerimsi ve krem-yeşil renktedir. Bu canlı urlar, bakterinin aktif olarak bulunduğu yerlerdir.
- Yaşlanma: Zamanla urlar sertleşir, odunlaşır, koyu kahverengi veya siyah bir görünüm alır ve üzerleri çatlayabilir. Aşırı ışık ve sıcaklığın etkisiyle yaşlanan ve sertleşen bu urlarda bakteri genellikle ölür.
- Don Çatlakları: Don olaylarının neden olduğu çatlaklarda oluşan urlar, çatlak boyunca dalı sarar.
2. Diğer Etkiler
- Kuruma: Enfekte olan dallar, bakterinin su ve besin iletimini engellemesi sonucu zamanla kurur ve ölür.
- Büyüme Geriliği: Hastalıklı ağaçlarda genel bir büyüme geriliği gözlemlenir.
- Meyve Kaybı: Hastalık ilerledikçe, çiçeklenme ve meyve tutumu azalır, bu da verimin düşmesine neden olur.
3. Yayılma Yolları
- Yağmur ve Rüzgar: Canlı urların yüzeyine çıkan bakteriler, nemli ve yağışlı havalarda yağmur suları ve rüzgarla kolayca yayılır.
- Bulaşık Aletler: Budama ve aşılama sırasında kullanılan aletlerin dezenfekte edilmemesiyle sağlıklı ağaçlara bulaşır.
- Hasat Yaraları: Özellikle sırıkla yapılan hasat, dallarda yaralar açarak enfeksiyon riskini artırır.
Mücadele Yöntemleri
Zeytin Dal Kanseri ile mücadelede kültürel önlemler büyük önem taşır, çünkü kimyasal mücadele tek başına yeterli olmamaktadır.
1. Kültürel Önlemler
Hastalığın bulaşmasını ve yayılmasını önlemeyi amaçlar:
- Budama Zamanı: Budama işlemleri yağışsız, kuru ve don riski olmayan günlerde yapılmalıdır.
- Alet Dezenfeksiyonu: Budama aletleri, her ağaçtan sonra mutlaka %10’luk sodyum hipoklorit (çamaşır suyu) gibi bir çözelti ile dezenfekte edilmelidir.
- Yaraların Korunması: Budama kesim yerlerine önce %5’lik göztaşı (bakır sülfat) eriyiği, kuruduktan sonra ise aşı macunu sürülmelidir.
- Hastalık Yönetimi: Hastalıklı (urlu) ve kurumuş dallar sağlam kısımdan itibaren kesilerek bahçeden uzaklaştırılmalı ve yakılarak imha edilmelidir.
- Hasat: Sırıkla hasat yapmaktan kaçınılmalı veya dalları zedelemeyecek yöntemler kullanılmalıdır.
- Dikim Yeri: Don riski olan veya fazla su tutan ağır, killi topraklarda zeytinlik tesis edilmemelidir.
2. Kimyasal Mücadele
Genellikle Bakırlı İlaçlar (Bordo Bulamacı) kullanılır. Kimyasal mücadele, özellikle bulaşık bahçelerde yoğun kültürel önlemlerle desteklenerek uygulanmalıdır:
- Uygulama Dönemleri: Kimyasal mücadele genellikle hasattan hemen sonra (Sonbahar-Kış), Şubat sonunda (don ve kış bitiminden sonra) ve İlkbahar yağmurlarından önce olmak üzere yılda 3-4 defa yapılabilir.
-
Özel Tedavi: Çok bulaşık zeytinliklerde, iki yıl boyunca budama yapılmaksızın yılda 4 defa ilaçlama yapılması, ikinci yılın sonunda ise Temmuz-Ağustos aylarında urlu dalların temizlenmesi tavsiye edilir.




